YazarGezer.com

[Anasayfa] [Asya] [Çin] [Sangay]
  • Sangay

    Şangay

    Canan Sandıkcıoğlu Çakmakcı

    ÇİN HAKKINDA HİÇBİR İDDİASI OLMAYAN YAZI

    Çinistan’a daha önce gittim mi? Hayır,bu ilk .. Çok mu kaldım ? Yok,sadece 6 gece...Aslını sorarsanız, benim gittiğim Şangay, Çin bile sayılmazmış...Olabilir. Ama Çin öyle bir yer ki, 3 saat bile kalsanız bambaşka bir insan olup dönüyorsunuz. Bana da işte böyle oldu. 

    Yarı iş-yarı gezmeli 6 günlük seyahatimizde, Şangay ve yakın çevresinin bir lokma tadına baktık geldik. Gitmek için vize işlemlerimiz ise bunun iki katı süre aldı. Bir haftalık sonuçsuz Ankara elçilik debelenişinden sonra, “zarfın içine para koyup İstanbul’daki acentalara yollamayı” öğrendik. Çin seyahatinin “eğitim süreci” bizim açımızdan işte bu noktadan başlamış oldu ve - ne yalan söyleyeyim- Çin bir sıfır yenik başladı maça.

    Çin’in gezilecek yerlerini anlatmak haddim değil. Sırf Çin için insanı bitap düşürecek tempoda 15 günlük turlar olduğundan anlıyoruz ki gezmekle bitirilecek bir diyar değil. O yüzden buraların anlatımlarını profesyonellerden dinlemekte fayda var. Ben ise burada benim gibi amatör Çin Turistleri için bir tanıtım rehberi vermek isterim, naçizane....

    Madde 1: Yeni Başlayanlar için Çin Sosyolojisi:  Baştan söyleyelim, Çin bir mücadele diyarı. Yemek için, içmek için, alışveriş için normal hayatta harcadığınız enerji,sabır ve vaktin en az iki katını gözden çıkartın.   Hele de benim gibi boş bulunup National Holiday esnasında Şangay veya Pekin gibi nüfüsü zaten 20 milyon olan şehirlere giderseniz, bırakın yemek yemeyi, sokakta ayakta durmak bile bir hayat mücadelesine dönüşür. Turistik yerleri görmek, şehir merkezinde alışveriş yapmak uğruna izdihama kurban gidebilir, 3-5 dakikada moleküllerinize ayrılabilirsiniz.  Youtube’da yıllardır dolanan Pekin metrosu filminin bilim kurgu olmadığına sizi temin ederim. Pearl Tower asansöründe canım için endişe ettiğim çok duygusal anlarım oldu mesela.

    Şangay – Panorama

    sangay1

    Pearl Tower

    sangay3
    sangay2

    Financial Center

    Kordon (!)

    Otantik Çin görme hevesiyle, civardaki küçük şehirler için turlara katılırsanız da ( mesela Suzhou, Zhongzhou), o küçük şehirlerin de her birinin kendi çapında bir Ankara olduğunu hesap ederek beklentileri normalize edin. Bu nüfusla sonuç ne olmuş? Cevap: Batılı insanların –sözde ihtiyacı - kişisel alan (personal space) kavramının hiç uğramadığı bu ülkenin evlatları çok samimi ve kaynaşmış bir toplum oluşturmuşlar. Ama fiziksel olarak. Metroda, sokakta her insan bir diğeriyle kardeş adeta. Kolkolayız, kucak kucağayız, bebelerimiz herkesin kolunda, yediğimiz yemek herkesin burnunda, telefonumuz titreşimdeyse hepimiz titreşiyoruz, ter kokan biri yok- o koku hepimizin.
     
    Madde 2...Çin ve  İletişim. Çin’de iletişim sıkıntısı yok. Var derlerse inanmayın. İletişim sıkıntısını, “anlaşmak isteyen iki insanın sıkıntısı” olarak tanımlarsak, bu sorunun Çin’de varolmadığını hemen anlarız. Yani teorik olarak karşı tarafın sizi anlamak istemesi gerekiyor böyle bir sorun olması için. El kol, tarzanca, parmakla resim göstermek dahil tüm araçlar kullanıp McDonalds’da bir BigMac Menü ısmarlayamazsanız  bilin ki Çin’desiniz. Neden? Çünkü Çin’de başka sıkıntılar var. Mesela bir duyma sıkıntısı var -ki bence genetik. Bu sebepten olsa gerek herkes herkese mütemadiyen bağırıyor. Baba oğluna, oğlan anneye, garson müşteriye, taksici bana... Üstüne bir de bir algı sıkıntısı mevcut.Nedir niyedir, analizi beni aşar. Siz baştan şartları kabullenin ve  lütfen bu diyara gidip, 60 Yuan tutan alışveriş için 110 Yuan uzatmak gibi artistik hareketlere kalkışmayın.

    Bu arada, ihtiyacınız olan üç beş kelimeyi önden öğrenmenizde fayda var, ingilizceyle varabileceğiniz nokta biraz limitli.

    Madde 3...Çin ve –çok afedersiniz- Balgam:  Dostunuz olarak sizi bu noktada da hazırlamalıyım. Herşeyden önce balgam da aynı ter, gözyaşı, CO2 gibi bir vücutsal ifrazattır. Şaşılası olan bu vücutsal salgının, yaşlı- genç, erkek- kadın demeden ne kadar rahatlıkla ve sesli bir şekilde ortalığa serpiştirildiği de değildir. Şaşılası olan, bir insan vücudunun bu kadar sıklıkla bu kadar çok miktarda bu salgıyı oluşturabilmesidir. Kuyrukta beklerken arkamdaki aile babası beyefendi 5 dakikada bir aynı coşkuyla bu hareketi tekrarlayabilmesi hayran olunacak bir biyolojik mucizedir.
     

    Madde 4...Çin ve –çok afedersiniz- Çiş: Balgam kadar olmasa da bu vücutsal ifrazat da son derece normaldir. Hele çocuklarınki yarı-kutsaldır. Bez veya benzeri engeller kullanılarak doğallığın önüne geçilmemeli, çocuk ne zaman nerede ihtiyaç duyarsa giderebilmelidir. Kılık kıyafet buna göre tasarlanmıştır.(bkz.resim)

    Anne babalar da, şehrin göbeğindeki müzenin bahçesinde olsun, metronun kenarında olsun, cadde kaldırımı olsun her mekanda çocukların bu ihtiyaçlarını ağaç dibi, çiçek saksısı, çim bahçesi olan heryerde giderebilirler. Bu pratiklik sonucunda ne kadar vakit,deterjan ve atık plastik tasarruf edildiği de aşikardır.

    sangay4
    sangay4_a

    Fotoğrafını çektiğiniz her bebişi tutmanız için size uzattıklarında neden tedirgin olduğunuzu merak edenlere uygun bir izahat hazırlamanızda fayda var elbet.

     Arkası da açık bu tulumun, merak edene.... 

    Madde 5...Çin ve Kadın Hakları: Çin’li kadınlar kadın hakları konusunda son derece gelişmiş durumdadırlar. Onlar tuvaletlerde aynı erkekler gibi kabinlere girmeden yanyana işeyebilmektedirler. Nokta. Siz daha sesi kamufle edeceğiz diye boşa sifon çekedurun.      

    sangay5_a

    Madde 6....Çin ve Yemek:  Yiyecek konusunda çok müşkülpesent biri değilim. Her şeyi yemem elbet

    sangay5

    ama gidilen yerde fazla çıkıntılık yapmadan karnımı doyurmanın bir yolunu bulurum.  Çin’de de buldum. Çubukla yemeyi de az çok beceriyorum. Zaten çubukla uğraşmak, garsona “çatal”ı izah etmeye

    çalışmaktan daha kolay. Ama kalan ömrümde bir daha “stinky tofu” denilen mahlukatın kokusunu duymamak için ne lazımsa yaparım. Çin’de korkmanız gereken kedi, köpek, işkembe değildir- stinky tofudur. Stinky tofu’nu tam türkçesini bulamadım ama “kadavra” olmasından şüpheleniyorum.

      Çin ve Uyku: Çin’de uyumak da son derece insansı bir hareket olarak algılanır. İş Toplantısının

    sangay7

    ortasında uyumak da aynı şekilde normaldir. Uykusunu almış bir kişi toplantısına son derece rahat ve dinlenmiş bir beyinle kaldığı yerden devam eder. Bunu yapmak yerine etrafta dolanıp, uyuyanların fotoğraflarını çekerek ve kahve içerek  vaktini geçirenler ise toplantıyı yorgun ve gergin şekilde devam ettirir. Sonuç kaçınılmazdır.

    Madde 7. EXPO hakkında bilmeniz gerekenler: Efendim şimdi bu Expo denilen fuar 100 yılın geleneğiymiş.  Şimdiye kadar Paris’ten, Philadelphia’ya, Okinawa’dan , Ottawa’ya türlü şehirlerde

    kurulmuş.  Hepsi bir tema çerçevesinde global bir tanıtım hedeflemiş.  Şangay’daki Expo’nun teması Better City , Better Life ve bana bana kalırsa “Çin çapında” bir tanıtım hedeflemiş. Dışarıdan öyle görünmese de, yönlendirmeler, uyarılar, tanıtıcı

    sangay8

     Çin’de İngilizce bir ayrı güzel..

    dokümanların hepsi kendi dillerinde hazırlanmış.  Zaten ne demişler, nüfusun kadar konuş. Ha biz Türkiye’de yapsak daha mı iyisini yaparız? Muhtemelen hayır. Ve fakat, en azından yol iz bulmak biraz daha kolay olur heralde. Allahtan resimlerle anlaşabiliyoruz.

    Expo’da çeşitli dünya ülkelerinin pavyon’ları mevcut. Türkiye’nin Pavyon’u da estetik ve göze çarpıyor. Kırmızı şeklin ne olduğunu anlamak biraz derin arkeolojik bilgi gerektiriyor ama olsun. (ipucu: Çatalhöyük’te bulunan ilk duvar resimlerindeki şekiller). Epeyce de taliplisi var bizim pavyonun. 2 katlı olarak tasarlanmış, alt katında bir tarih şeridi teması işlenmiş. Tamamen karanlık ortamda, sırayla aydınlanan eserler ile tarihte yolculuk yapıyoruz. Üst katta ise, 360 derece kamerayla çekilmiş çok güzel bir İstanbul filmini yine 360 derece bir ekranda seyrediyoruz. Sonra da çıkıp iskender kebap ve Maraş dondurma yiyoruz. Halkın genel kanısı şu : “Turks do pavyon good!”

    sangay10

    Türkiye Pavyonu

    sangay9

    Pavyon Döneri (?)

    sangay11

    Türkiye’nin 30 katı büyüklüğünde Çin Pavyonu

    sangay12

    Tuvaletler ikiye ayrılır
        Urinal and stool

    Madde 8. Çin ve Peyzaj: Bu ülke insanına Allah vergisi bir başka yetenek “peyzaj” olayıdır. Dünya üzerinde bu alanda “benim” diyen herkes , mutlaka ve mutlaka Çin’de ufak bir tur yapmalı ve turistik bahçeleri gezmelidir. Hatta bu ve benzeri geziler Türkiye’de “peyzaj” eğitimi görenlere mecburi tutulmalıdır.  Turistik bahçelerin dışında kalan kamusal alanlar bile birer göz ziyafeti olan Şangay’ın neredeyse tüm sokakları, sarı çiçekleri büyüleyici kokan Osmanthus ağaçlarıyla kaplıdır. Bu ağacı  tüm Türkiye’de arattırmaktayım ama halen başarılı olmuş değilim.

    sangay14
    sangay15

    Çin Peyzajı

    sangay16
    sangay18

    Madde 9. Çin ve İpek:  Bilmelisiniz ki Çin’de herşey %100 ipektir. Aynı ebattaki bir ipek eşarbın fiyatının 5 Yuan ile 500 Yuan arasında değişmesinin sebebi enlemin etkisidir. İpek bu kadar meşhur olduğundan her turist kafilesinin mutlaka bir ipek fabrikasına gitmesi gerekmektedir. Bu fabrikalarda ipekböceği morfolojisi anlatılırken, kozanın ipek üretiminde kullanıldığı, böceklerin pisliklerinin de uykusuzluğa karşı ilaç yapımında kullanıldığı anlatılmaktadır. Bazı talihsiz rehberler ise,  ekipteki insanların uyruğunu sormadan, kurtçukların “örneğin Türkiye” gibi yerlerde çıtır çıtır yendiğini söylemektedir. Yazık.

    Madde 10. Çin ve Din:  Zamanında devrin yetkilileri “ Kapattım burayı, hadi evinize gidin” diyerek yasakladığı din mevzuu, sonrasında gelişen hürriyetler neticesinde çoşkuyla yaşanan bir boyuta ulaşmıştır. Tapınakların herbiri birer sanat eseri olduğundan bu karar çok da güzel, iyi olmuştur.

    sangay19
    sangay22

    Çin’e gidip de üç beş tapınak gezmeden geleni dönüşte gümrükte dövüyorlarmış.

    sangay20

    Sözün özü, seyahat etmek için daha eğlenceli, daha unutulmaz, daha eğitici ve daha enteresan bir yer bulamazsınız. Çin’e hala  gitmediyseniz, acele edin....  Bu kılavuzu da yanınıza alın

    smiley